Kategori Arşivleri: Maneviyat

KORONA NİMET Mİ KÜLFET Mİ?

Dünyaya, eşyaya, ekonomiye, siyasete, eğitime bakış açısını kapitale odaklı zihinsel ve kültürel kodlarla komple değiştirerek; medeniyet kisvesi adı altında tüketim delisi, bencil ve makinelere teslim insan modelini yaratmayı başaran muktedirlerin ontolojik bir felâket üreterek dünyayı “ilahı para olan” kapitalizmin ruhsuz hegemonyasının pençesine terkettiği bir süreci yaşıyoruz hep birlikte. Dünyanın kıyamete sürüklenmesinin ateş fişeği olan bu […]

NERDEN YIKILDIK, NASIL KALKARIZ?

İstediğiniz kadar şaşalı camiiler yaptırın insanı itip kaktığınızda bir anlam ifade etmeyecektir. Bu din dünyaya ait topraklardan öte, gönüllerin fethedileceği bir dindir. Bu din, mabed ve tapınakların yükselmesi yerine, insanı yücelten bir dindir. “Camiler bizi bir araya getiremiyorsa kimse cemaat veya tarikatinin büyüklüğü ile övünmesin” demiştim bir vakitler. Ama özellikle din(i)darlar artık bir imkândan ziyade […]

ÇAĞIN ŞİFRELERİ

Hayalimizdeki ev, gördükçe iç geçirdiğimiz araba, çalışıp kazanmayı hayal ettiğimiz para, ödemek zorunda olduğumuz borç, yetiştirmek zorunda olduğumuz çocuğumuz kadar meşgul etmiyor artık kalbimizi. Bir öğretmen düşünün. Derse girer girmez istediklerini teker teker sıralayıp bir sürü nasihatte bulunuyor, sınıf geçebilmek için de gereklilikleri sıraladıktan sonra sözlerine noktayı koyuyor; “Sizden dört şey istiyorum; onları yerine getirmezseniz […]

TERAZİMİZ YANLIŞ TARTIYOR!

Nefsin zaptına uğramış veya kirlenmiş akıl, hesapsız istekler için makul görünen gerekçeler uydurur; vicdan ise tüm bunları aklayıp kişinin kendisini “kandırma” uğraşını teneffüs eder. Eğitilmemiş nefis, böylelikle aklı kirli bir düşünüş üzerine işletir ve vicdanı uykuda bırakır. Allah (c.c), Kur’an-ı Kerim’de ayetler boyunca “akletmez misiniz, düşünmez misiniz, aklınızı kullanmaz mısınız?” dedikten sonra; Yunus suresi 100. […]

İLK DÜĞMEYİ YANLIŞ İLİKLİYORUZ!

Gerçek hayat dininde besmele “yürüyen sevgi ve merhamet” olmaktır. Sevgi ile yaklaşmayı, merhametle muameleyi ete kemiğe büründürmektir. Demirden kalpleri asıl bu açar! Ölmüşleri asıl bu diriltir! Körler bununla görür, sağırlar bununla duyar.  Sevgi ve merhamet insana yaşadığını hissettirir. “O yokken meğer hiç yaşamamışım” dersiniz. Kur’an-ı Kerim’de Tövbe suresi hariç tüm ayetlerin başında zikredilen “Besmele” kavramına […]

HESAP İÇİN AĞARSIN EBEDİ SABAHLAR…

Allah’ım; Bir yaprak gibi rüzgârda titreyen şu ömrümüzü dalından koparmadan hayrınla ve nurunla besle. Dünya dertleriyle ağırlaşan şu gövdemizi senden başka hiç kimseye yaslamayı nasip ve bizi de kimseye yük etme. Yüzümüz olmasa da, ne ellerimizi sana açmaktan, ne de dilimizle senin ismini anmaktan vazgeçmedik biz. Eksikliklerimizi de hatalarımızı da insan yanımıza ver, düşersek elimizden, unutursak yüreğimizden tut […]

BAŞKASININ KUSURU BİZİM GÜNAHIMIZI ÖRTER Mİ?

Gelişmek için, güçlenmek için, daha aydınlık bir yarın için; Rabbin rızasına mazhar olmak için, güzel bir geleceğe yürümek için; dünyamızı değiştirmeden dünyayı değiştirmek için; O’nun istediği cenneti bu dünyada inşa edebilmek için; O’nun emaneti olan insana sahip çıkabilmek için; herkesi dil, din, ırk, renk ayrımı yapmadan, ötekileştirmeden kucaklamak için gayret… Dünyaya ait istatistiklerin güncel olarak paylaşıldığı […]

NASIL BİR EĞİTİM?

“Gemi ile seyahat eden ünlü bir dilbilimci, yolda gemici ile sohbet etmektedir. Bir ara dilbilimci gemiciye, “Sen dilbilgisi bilir misin?” diye sorar; “Hayır” cevabını alınca da, “Ömrünün yarısı boşa gitti” der. Gemicinin kalbi kırılır, kızarır ama susar. Derken fırtına çıkar, gemi bir girdaba yakalanır, girdaptan geminin kurtulamayacağı anlaşılır. Gemici dilbilimciye “Sen yüzme biliyor musun?” diye […]

YÜREK ÜLKEMİZİ “İNŞA” ZAMANI

Elimde kitap uyuyakalmışım. Şiddetli bir sarsıntı ve bağrışma sesleriyle fırladım ayağa. Bir an başım dönüyor sandım çünkü odamda ne varsa beşik gibi sallanıyordu. Epeyce süren bir sallanmadan sonra “deprem” olduğunu anladık. O an, ne kadar aciz ve savunmasız bir varlık olduğunuzu, aslında tüm dünya yaşamının gelip geçici olduğunu daha iyi anlıyor ve sanırım elinizdeki başta […]

SUDAN’DAN MEKKE’YE

“Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, İnnel hamde venni’mete leke vel mülk, lâ şerîke lek.” İşte sana geldim emrindeyim Allahım! Davetine icabet için buradayım. Huzurundayım Allahım. Senin eşin ve ortağın yoktur. Mülk sadece sana aittir. Bütün hamdler ve senalar sanadır. Kabe, bir mıknatıs gibi çeker insanı. Mıknatıs demire “gel” dedikten sonra, demir yerinde […]

Çevirin