Kategori Arşivleri: Kişisel Gelişim

ANLAYABİLSEYDİNİZ AĞLARDINIZ!

Ben diyorum ki her fert baş ucuna; “Suçlu benim, herkes suçsuz!” levhasını asmalıdır. Ben diyorum ki yegâne kurtuluşumuz herkesin herkesi affetmesindedir. Daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. Ama görüyorum ki anlatamıyorum… Hissediyorum ama anlatamıyorum! Çocuk, “Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz…” dedi. Ağladıkça anlıyorum… Anladıkça ağlıyorum… Artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim. hem de öylesine kaybettim ki; Amerika’da bir cinayet işlense […]

NE VARSA “BENDE” VAR!

Köylünün biri bir sıkıntısını danışmak için İmam Ebu Hanife’nin ders verdiği mescide gelerek içeri girer. O esnada namaz kılınmaktadır. Hemen İmam’ın arkasında saf tutar ama az sonra aklına eşşeği gelir. Zihninde binbir endişe eşşeğin yularını sağlam bağlayıp bağlamadığı meşgalesi ile namazını tamamlar. Namaz biter ama adam namazın hakkını eda edememiş olmanın üzüntüsü içinde iki büklüm […]

HESAP İÇİN AĞARSIN EBEDİ SABAHLAR…

Allah’ım; Bir yaprak gibi rüzgârda titreyen şu ömrümüzü dalından koparmadan hayrınla ve nurunla besle. Dünya dertleriyle ağırlaşan şu gövdemizi senden başka hiç kimseye yaslamayı nasip ve bizi de kimseye yük etme. Yüzümüz olmasa da, ne ellerimizi sana açmaktan, ne de dilimizle senin ismini anmaktan vazgeçmedik biz. Eksikliklerimizi de hatalarımızı da insan yanımıza ver, düşersek elimizden, unutursak yüreğimizden tut […]

SAĞIRA SÖZÜNÜ KÖRE YÜZÜNÜ SÜSLEME YORULURSUN!

Adamın biri gitmiş Nasreddin Hoca’ya “Yahu hocam bizim ev pek dar, sığamıyoruz bir türlü, ama büyük eve de paramız yetmiyor, ne yapayım?” diye sormuş. Hoca bu abuk soru karşısında ne desin, kafasını karıştırmış biraz, düşünür gibi yapmış sonra da “Senin tavukların vardı değil mi?” diye sormuş. Adam “var” deyince “İyi o zaman, şimdi onları da […]

TOPLUM KAYBEDENLERLE DOLU AMA…

Yurt turnemiz kapsamında Şanlıurfa, Bingöl, Adana, Mersin derken Malatya’dan yürek dolusu sevgi ve selamlarımla. Bugüne kadar ısrarla makale, kitap, sohbet ve konferanslarımda hep içimize hicret edip ne arıyorsak orda bulmamız gerektiğini, kader dediğimiz yaşamsal serüvenimizin hazır bir senaryo olmadığını ve kaderimizin alnımıza değil ellerimize yani çabamıza bağlı olduğunu, bu yüzden de ilkin insan sonra da […]

15 TEMMUZ 1973

Annemin tespitiyle 46 yıl önce bugün 15 Temmuz 1973 tarihinde bir pazarın seherinde evin ilk çocuğu olarak; ikinin ikincisi ama diğeri vefat ettiği için belki de ‘talihlisi’ olarak gelmişim dünyaya… Annem, “bu dünya iki Rıdvan’ı kaldıramazdı zaten oğlum” dese de; okurum o anki yürek yangınını, kabaran yorgun gönlünün yansıması nemli gözleri ve titreyen cennet mekân öpülesi ellerinden. Yanisi ezanların lahuti […]

YÜREK ÜLKESİ

“Gökyüzünde bir sürü yıldız var. Saymayı denediniz mi hiç? Sadece kendi galaksimizdekileri saymanız bile 6000 yılınızı alır. Ayrıca bunun gibi bir sürü galaksi var. Bilim insanları 2 milyardan fazla olduğunu söylüyorlar.” Amir Khan’ın P.K. filmi bu ifadelerle başlıyor. Bilim adamlarının tespitiyle “Dünyanın kâinattaki yeri, Büyük Sahra çölündeki bir kum tanesinden bir milyar kat kadar daha küçük” diyebiliriz sanırım. […]

RUHUMUZUN İŞTAHINA KULAK VERMEK

RUHUMUZUN İŞTAHINA KULAK VERMEK April 26, 2019 | Güliz KABAKCI Bazen gönül rotamızı ararız yana yakıla. İç sesimizi sonuna dek açar, dua dua arşa yükselen gözyaşlarımızı hüznümüze şahit kılar, âminler ekleriz dua hanemize… Canımızı yakan sancılar yepyeni doğumlar sunar kimimize. İşte benim hikâyem tam da bu noktada hayat buldu. Hayatımdaki konfor alanından sıyrılıp ,‘mış’  gibi […]

KALBİMİZİN TERAZİSİ BOZULDU!

KALBİMİZİN TERAZİSİ BOZULDU! Vaktin birinde şaşı bir çırak varmış. Ustası ona şaşı olduğunu söylüyor ama çırak bunu bir türlü kabullenmiyormuş. Bir gün ustası çalışmanın en hararetli anında ondan dolaptaki testiyi getirmesini istemiş. Çırak hızla dolaba doğru ilerleyerek seslenmiş; “Hangisini istiyorsun usta? Sağdakini mi soldakini mi?” Usta, “Orada bir testi var” demiş ama çırak gözünün gördüğüyle hükmetmeye kararlı […]

İÇİNE “HİCRET” ET !

İÇİNE “HİCRET” ET ! Dede kurşun kalemle yazı yazmaktadır. Torununun kendisini seyrettiğini fark eder, bir ara başını kaldırır ve “evladım kurşun kalemden insanın öğreneceği beş şey vardır. “der; Ne kadar harikalar meydana getirirse de onu yöneten bir el vardır. Bizde bu el yaratıcıdır. Dede, arada durur ve sonra kalemi sivriltir. Bu kaleme acı verse de onu güzelleştirir, […]

Çevirin