Kategori Arşivleri: Güncel

KORONA NİMET Mİ KÜLFET Mİ?

Dünyaya, eşyaya, ekonomiye, siyasete, eğitime bakış açısını kapitale odaklı zihinsel ve kültürel kodlarla komple değiştirerek; medeniyet kisvesi adı altında tüketim delisi, bencil ve makinelere teslim insan modelini yaratmayı başaran muktedirlerin ontolojik bir felâket üreterek dünyayı “ilahı para olan” kapitalizmin ruhsuz hegemonyasının pençesine terkettiği bir süreci yaşıyoruz hep birlikte. Dünyanın kıyamete sürüklenmesinin ateş fişeği olan bu […]

İKİNCİ NUH TUFANI

Çaresizlik, endişe, belirsizlik, şüphe, umutsuzluk ve ruhsal çöküş. Özellikle son üç ayımızı böyle tanımlayabiliriz sanırım.  Sadece zihnimiz ve kalbimiz değil; hayalimiz, umudumuz ve ufkumuzun da yorulduğu bir süreç yaşıyoruz maalesef. Hızla değişen gündemimiz bir anda allak bullak oldu ve Corona virüsü gelip baş köşeye oturdu. Özellikle virüs ülkemize girdiği andan itibaren özellikle yabancı kaynaklar olmak […]

HAKİKAT KİMİN ZİMMETİNDE?

“Trenin camına başımı yaslamış; etrafı izliyor, insanlara bakıyorum. Önümdeki koltukta yaşlı bir çift var. Yaşları ben diyeyim 60, siz deyin 70. Kırış kırış olmuş yüzleri. Özellikle teyzenin. Tüm yaşanmışlıklarını yüzündeki “acı” haritasından okumak zor değil. Birbirlerine sarılarak uyuyor, her şeyi birlikte yapıyorlar. Buram buram samimiyetin, katıksız sevginin kokusu yüreğinizin tüm hücrelerine nüfuz ediyor yani. Yolumuz […]

FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ

“Allahın rahmeti bereketi üzerimize olsun sevgili hocam, çok üzgünüm gerçekten. Suriyeliler yüzünden yaşamadık mı biz bunca zulmü? Tamam onlar da insan, din kardeşlerimiz ama neden onlar kendi memleketleri için savaşmadı? Neden bizim kuzularımızı yaktılar sizce? Bu adalet mi? Ne olur kusura bakmayın! Ülkemin gençleri işsiz biçare halde kendilerini intihara sürüklediler. Bir çoğu üniversite bitirdi, lisansını […]

SÜRECİ “DOĞRU” OKUMAK

Aklın alamayacağı bir cehennem ortamının görüntülerini izliyoruz dokuz yıldır. Kardeşin kardeşe kırdırıldığı bir ortamda “işlenmiş belleklerimizle” medeniyet havzalarının kör şiddete teslim edildiği, yığınlarca aktör ve faktörün birbirine geçtiği bir sürece üzülüyor, kanıyor,acıyor ama yıllara yayılan “tarihin en uzun cenaze töreni”nde film kareleri gözümüzden kaybolduğu anda gömülüyoruz kendi koltuklarımıza. Sokağa çıkan herkesin vurulduğu, yerlerin kana bulandığı, […]

ANLAYABİLSEYDİNİZ AĞLARDINIZ!

Ben diyorum ki her fert baş ucuna; “Suçlu benim, herkes suçsuz!” levhasını asmalıdır. Ben diyorum ki yegâne kurtuluşumuz herkesin herkesi affetmesindedir. Daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. Ama görüyorum ki anlatamıyorum… Hissediyorum ama anlatamıyorum! Çocuk, “Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz…” dedi. Ağladıkça anlıyorum… Anladıkça ağlıyorum… Artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim. hem de öylesine kaybettim ki; Amerika’da bir cinayet işlense […]

GALİBA YANLIŞ ANLADIK!

Siz sıcacık evinizde mışıl mışıl uyurken dışarda insanlar üşüyorsa; saray yavrusu evlerinizde yünlü seccadelerde cennet dilenirken; insanlar dışarda aç ve açıktaysa; komşunuzun hal ve ahvalinden haberiniz yoksa; aynı binada oturmanıza rağmen, bırak birbirini tanımayı selam dahi vermiyorsanız! O an gördüğünüz ve yüreğinizi acıtan bir annenin feryadını saniyeler içinde unutuyorsanız; bir yetimin arşı yırtan “baba” çığlığı […]

NERDEN YIKILDIK, NASIL KALKARIZ?

İstediğiniz kadar şaşalı camiiler yaptırın insanı itip kaktığınızda bir anlam ifade etmeyecektir. Bu din dünyaya ait topraklardan öte, gönüllerin fethedileceği bir dindir. Bu din, mabed ve tapınakların yükselmesi yerine, insanı yücelten bir dindir. “Camiler bizi bir araya getiremiyorsa kimse cemaat veya tarikatinin büyüklüğü ile övünmesin” demiştim bir vakitler. Ama özellikle din(i)darlar artık bir imkândan ziyade […]

ÇAĞIN ŞİFRELERİ

Hayalimizdeki ev, gördükçe iç geçirdiğimiz araba, çalışıp kazanmayı hayal ettiğimiz para, ödemek zorunda olduğumuz borç, yetiştirmek zorunda olduğumuz çocuğumuz kadar meşgul etmiyor artık kalbimizi. Bir öğretmen düşünün. Derse girer girmez istediklerini teker teker sıralayıp bir sürü nasihatte bulunuyor, sınıf geçebilmek için de gereklilikleri sıraladıktan sonra sözlerine noktayı koyuyor; “Sizden dört şey istiyorum; onları yerine getirmezseniz […]

TERAZİMİZ YANLIŞ TARTIYOR!

Nefsin zaptına uğramış veya kirlenmiş akıl, hesapsız istekler için makul görünen gerekçeler uydurur; vicdan ise tüm bunları aklayıp kişinin kendisini “kandırma” uğraşını teneffüs eder. Eğitilmemiş nefis, böylelikle aklı kirli bir düşünüş üzerine işletir ve vicdanı uykuda bırakır. Allah (c.c), Kur’an-ı Kerim’de ayetler boyunca “akletmez misiniz, düşünmez misiniz, aklınızı kullanmaz mısınız?” dedikten sonra; Yunus suresi 100. […]

Çevirin